1 Aralık 2011 Perşembe

Yorgan İğnesi -3



Gelinim ile ilişkimiz başlarda çok iyiydi. Zamanla birbirlerinden koptukça benden de uzaklaştılar. Bunun bir süreç olduğunu düşündüğüm için olayları akışına bıraktım. Neticede beş sene süren çocuk yapma takıntıları, tüp bebek denemeleri ile epeyce hırpalanmışlardı. Hayatı nasılda parmağımıza takıp oynatmaya çalışıyoruz. İyi ama senin yaptığın çok mu farklı?” diyeceksiniz. Ben sadece kaderin çizdiği yolda ilerlemesi için kullandığı bir piyonum. Hepsi bu.

Oya’nın hamile olduğunu, ağlayarak itiraf etmesinden birkaç hafta önce tesadüfen öğrendim. Manhattan’da açılacak yeni ofislerinin partisi için beni de davet etmişti. Beni evimden almasını beklerken, kendisini iyi hissetmediğini söyleyerek akşamı iptal etti. Kızcağızın annesi hayatta olmadığı için ona kol kanat germek bana düşerdi. Yardımcı olma maksadıyla evlerine gittim. Sırtı kanapeye dayalı, bacaklarını karnına toplamış, bakışları tek bir noktaya sabitli ileri geri sallanıp duruyordu. Ağlamaktan gözleri kan çanağına dönmüş, burnu silinmekten kızarmıştı. Yere atılan kağıt mendillerden gölet oluşmuştu. Aklıma ilk gelen oglumla kavga ettiği oldu ya da işten atıldığı filan. Elimden geldiğince olumlu telkinler ile sakinleştirmeye çalıştım ve yatağına yatırdım. Uyanmasını beklerken ortalığı toplamaya giriştim. Kazara, banyoda klozetin arkasında hamilelik testini buldum. Tanrı işini şansa bırakmaz. Belli ki benim o testi görmem gerekiyordu. Kıpkırmızı iki çizgi beni kendime getirdi. Hatırlıyorum da, sevinçten çığlık atmamak için elimi ısırmıştım. Testi bulduğum yere geri koydum. Oya uyanınca nasılsa benimle paylaşırdı. Ama o sanki hiç birşey yokmuş gibi davranınca ben de ağzımı açamadım. Beklemeye karar verdim. Belki önce kocası ile paylaşmak istemişti.

Kendimi daha fazla tutamayacaktım. Sadece oğlum, gelinim ve benim olacağımız bir akşam yemeği ayarladım. Bırakın bana müjdeyi vermek, ikisinin de suratı o kadar asıktı ki yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu anladım. Acaba aldırmışlar mıydı o masum bebeği? Hani benim uğruna hasta numarası yapıp evlerinde kaldığım ve çekmecelerinde bulduğum tüm o prezervatifleri yorgan iğnemle delik deşik ettiğim o bebek. Düşüncesi bile tüylerimi diken diken etmişti.     

0 yorum:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...