Nazende Hanım ve Yusuf Ziya Bey
Nazende penceresinde yolu gözlüyordu. Arnavut kaldırımlı caddede sadece limonata satan adam vardı. İçi titredi. Acaba taş plakta çalan mı onu böyle eyledi? Yoksa vuslat sona ereceği için mi? Balkanlara gitmişti yiğidi görevli olarak. 2 seneden sonra dönecekti. Cumbalı sarı ev sessizdi. Herkes alışverişe gitmiş ama Nazende gözünü yoldan ayırırsa Yusuf Ziya Bey dönemeyecek sandığı için yerinden terpenememişti. Saçlarını açmış, taramış, en sevdiği ipekli elbisesini giymiş ve parfümünü sürmüştü. İleride Yusuf Ziya Bey belirince önce tanıyamadı Nazende. Elinde iki valiz taşıyordu. Takım elbisesi yine jilet gibiydi. Yusuf Ziya Bey evin önüne geldi. Cumbalı evin üst kat penceresindeki nazlı yarini süzdü. İçinden meltem geçti Nazende’nin. Koşarak merdivenlerden indi. Kapıyı açtı. Yusuf Ziya Bey ile karşılıklı duruyorlardı. Sessizce bakıştılar. Valizler bir bir yere düştü ellerinden Yusuf Ziya’nın. Nazende atıldı. Sıkı sıkı sarıldı. Erinin kokusunu içine çekti. Kaç sefer düşlemişti bu sahne...