Katıksız Ekmeklere Umut
Yirmidört saat yaşayan, uğultusu dinmeyen sesiyle herkesin kulağına farklı nağmeler fısılda r tren istasyonları . K iminin yüreğine ayrılığı dağlar, kimine vuslatın o ılık nefesini üfler. Bana ise, içinde o hüzünlü çocuğu yaşatan dedemi hatırlatır. Her yıl 19 E yl ü l sabah ı, dedem , lacivert tak ı m elbisesini giyer, yakas ı na A tat ü rk rozetini ili ş tirir, cebinde , rengi solmaya yüz tutmuş k üçü k Tü rk bayra ğı ile S irkeci G ar ı’ na giderdi. Artık iyice yaşlanıp, y ataktan çı kamaz hale gelinceye kadar , bı kmadan bu ritüeli tekrarlad ı . Bazen, sırf merak ettiğimden, ben de onunla giderdim. Dedem ve iki arkada şı, hafif bir hüznün belli belirsiz salındığı o eylül sabah lar ında, sessizce garda bekleşirler, saat 10:12`yi gösterdiğinde, ceplerindeki Tü rk bayraklar ı n ı çı kar ı r , gelen ilk trene sallamaya ba ş larlard ı . Hep bir ağızdan S elanik t ü rk ü s ü n ü, yaşlı gırtla klar ından beklenmeyecek gür bir sesle s ö ylerler di . Gözlerindeki yaşları ses...